12 Ağustos 2016 Cuma

kabullen

2 gündür sıcaktan uyuyamıyor olmanın huzursuzluğumu... Yoksa ruhun yine yeniden can çekişme saatleri bilmediğim bir yerdeyim..

''ruhun yandığı ateşin ağrısını bilenler tehlikelidir '' deniliyordu. o ağrıyı biliyorum da, tehlike mi.. ben mi?


Hadi gel iki nefes alalım diyemiyorum sağa sola bakıp.Giremiyorum kimsenin koluna.. Sağ sol bana bakıyor her dakika.. Dünya aksaklaşıyor...


Ait olamayanları iyi tanırım diyordu Hakan Günday.. heryere aitmiş gibi davranırlar.

Öyle de davrandığımı bir görebilsem. Hah!! diyeceğim: işteee sen de gördün bak ait değilmişim diye. bir şahitte ben bulacağım bu hayata.

Bu bazen çok derin bir boşluğa sürüklüyor beni kollarımdan tutup..Boynumdan kıstırıp... kendimi artık istanbul'a da ait hissetmiyordum. Sanki son kalan parçamla, dağıtmıştım onu da yerden yere..acıları, mutlulukları, ellerimden akan kanları silmişim de öyle gitmişim gibiydi hayat.. ne dönmek istiyordum.. ne ellerimi sürmek.. burası da değildi belki.. belki bu yaşam içerisinde hiçbir yere ait olamayacaktım.. ait hissedemeyecektim.. 


bazen kabullenmediğimiz için isyan'a çıkıyordu her kör sokağımız. kendimi bildim bileli, isyankar bir ruhun esiri gibiydim. kabul etmediğim hiç bir şeyi sindirmek istemiyordum. belki de bu yüzden uykusuz geceler, belki de bu yüzden bu yürek çarpıntıları, bu sıkıntılar, bu can cekişmeler.


arkamdan bir ses omuzlarıma kadar dayanıyor, soluğunu hissettiriyor son zamanlarım da.. kabul et artık diyor.  göreceksin daha kolay olacak.. ''kabullen''

boynumu ona doğru çeviriyorum...
gözlerimden, dudaklarımdan çıkmıyor pes etmek.. direniyorum.
her yaklaştığın da içimi inletiyorum.
belki bir şansım daha vardır diye sızlanırken..

bir hışımla amores perros dvd'mi arıyorum dağınık masa da.. belki almışımdır.. Hadi pelin onu bırakmamış ol istanbul'da. sanki gözümün önüne gelir gibi kabı diyorum.. kendi kendime yalvarıyorum...

Belki de çok iyi ezberlediği şeyleri unutmuyor insan zihni. yine beni kandırıyorsun diyorum.. ses etmiyor... masada ki herşeyi yerlere fırlatıyorum.. yine de bulamıyorum...

aç müziği... bastır biraz omuzlarını... lanetlenmiş omuzlarını..



yine oldu bu yol senin..
hicran doldu, yanar bedenim.
geçmez oldun gönlümden...
eğildim bas geç üstümden...

giden olma, kırılır kalbim..
biten olur, yıkılır halim..
geçmez oldun gönlümden..
eğildim bas geç üstümden...


Bilirsin çok severim Hayko'yu... o inledikçe yaram kanar benim.. gözümün ucuna gelir son kalan damlam.. açık yaraya tuz basar gibi.. seyrederim...

Bir gün bana Hayko'yu getireceksiniz ya.. hayat öyle birşey işte..

Yine insanlar'a gereğinden fazla veriyorsun dedi.. Hayatımda ki insanlar beni her zaman aralıksız ve ısrarla eleştirme gücüne sahipti.. Belki sevdiklerinden.. belki omuzlarımdan.. ben de bilmiyordum artık... küçük defterime yazmaya başlamıştım.. Bugün bunu yapmışım! bugün burada yine bir yanlış yapmışım! bugün yine kaybetmişim! çünkü öyle diyorlar.

Tartışmaktan kaçıyorum artık..
her tartışmanın sonu daha çok kaybediş.. daha çok vazgeçişe götürüyordu beni..sıkı sıkı tuttuğum, avucumun için de tüm gücümle sıktığım o şeyi, bir anda tüm avucumu açarak.. elimi boşluğa doğru uzatarak bırakmaya başlıyordum artık.... 

son 10 yılımı, birçok insanı bırakmadan geçirmeye çalışmıştım.. her türlüsü için.. bir ilişki de azap için de olsam bile, o beni terketmeli diyordu ruhum.. terkedilen olmayı seçiyordum hep.. neden bilmiyordum.. ahlak mı? tabi ki değil..saygı mı? değil.. belki de o acıyı benim sırtlanmak istemem.. belki de mücadele etmek istemem... her sıkı tuttuğum, tutunduğum yer de.. gelen final de.. hep aynı kekremsi tad damağımda..

yine de ruhumla tutuyordum.. kendime hep bunu hatırlatıyordum.. pes etmedin pelin!
artık onu ne zaman hissetsem kaçmak istiyorum her yerden.
hiçbir yere ait değilim ben diye avaz avaz bağırmak istiyorum.. bırakın beni diye yalvarmak istiyorum.. bırakın! inanırım! bırakın, güvenirim! bırakın! yapmayın!

-------------------------------------------------


Ona ulaşabileceğim birileri lazım, 5 gündür ulaşamıyorum diye beni aramıştı.. belki de bu dünya da en son onun sorulacağı insandım. artık öyle uzaklaşmıştım ki hepsinden..

biran duraksadım.. ulaşabileceği numarayı hafızamda canlandırmaya çalışıyordum.. yine ezberimdeydi.. her numara gibi.. bu huyumdan kurtulamıyordum. herşey gidiyordu ama o numaralar silinemiyordu kafamın içinden..numarayı vermemle, tamam diyip kapadı...
hayır pelin hayır dedim.. meraklanamazsın.. hem ne olmuşsa olmuş.. bizi ilgilendirmiyor..

10 dakika geçmişti..


dayanamadığım yer de, telefonu almış geri aramıştım..ulaşabildin mi demek için..

içimin huzur dengesini ellerimle tutmuş bekliyordum..
herşeye rağmen, herşeyi bırakıp vazgeçmeme rağmen.. iyi olduğunu öğrenmiştim..
ruhumun bir yanında hala iyi birşeyler kaldığını biliyordum..
kıyamadığımı.. bağlılığımı..
ama yine de ona tutunmak istemiyordum artık.. hiçbirisine...


sevdikçe yarım kalmıştık.. tutundukça, tuttukça.. hiç olmaz dediğimiz heryerden incinmiştik öncesin de.. ve bir gün herşey yanmıştı.  artık yalnız kalmıştık.

insan yalnızlığa alışıyor da.. bir umut istiyor ara sıra..
o umut karşıma çıktığı her an daha çok inanıyordum karşımdakine.. daha çok tutunuyordum..
Daha çok sarılıyordum ruhumla... fazla gelen yalnızlığımdan kaçıyordum.
ama her zaman yine insanlar sana bunu öğretiyordu...
yalnızsın pelin!
inanma!
insan, kendini dağa,taşa, bulutlara vurup, yok olmak istiyor...

beni biraz sevsene, amcalar görsün!


sert bir kış geliyordu, ve dayanmaya hiç taarkati yoktu. herşey hamletin avuçlarında boş bir kafa tası olmamak içindi belki de... denemiştik hep birlikte.


buraya ait değildim.. hiçbir yere ait olamamıştım.. her gidenle yarım kalmıştı ruhum..

değişmiştim, ve yine aynıydım.. değişmiştim ve yine aynıydım..

bu sefer daha iyi yenildim mi bilmiyordum. umrumda da değildi.. 

vazgeçmiştim.. gerisi önemli miydi..

herkes bakmak istemişti gözlerime.. nah! baktırırım..





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Iclerinde magaralar..

 Birkaç kelime... Bir takım cümleler.. Burda dursun.. kalanları avanelerimin cebine koyacağım(!) Birgun lazım olursa diye. İnsanın en acılı ...