9 Eylül 2019 Pazartesi

bir masalın sonunda....

Kaderimi Dostoyevski yazmış..ahhhh ben iflah olmam….

Zaman zaman… kimi zaman.. hani olur ya bir şeyler..bilemezsin neredesindir , ne yapıyorsundur..sen misindir? Başkası mı? Başka biri mi vardır yine ruhunda…bazen biraz muzur…bazen melankolik..bazen garip..bazen belirsiz… olur öyle zamanlar… takılmamak gerek küçük anlara…

Olmadık bir günde, olmayan bir zamandı sanırım.. önce oturduk biraz karşılıklı.. aslında konuşmak istediğim şeyler vardı.. anlatmalıydı biçim biçim, içini dökmekte isterdi içim.. ama o anda sessizlik hakimdi.. olağanca kasvetiyle… işin en ilginç kısmı da..ağzımı açmaya mealim yoktu.. hani en anlaşılır şeyleri konuşacak olsam da, en güzel sohbet yolculuğuna girecek olsamda…kendi kendimi ikna etmekten o kadar uzaktım ki.. sessizliğin oyununa devam ettim.. mayışa mayışa… o anlatıyordu..biraz oradan biraz buradan..ben sustukça daha da sakinleşmiştim.. artık konuşma faslım tamamen bitmiş, yerini sadece ufak bir tebessüme devretmiştim.. sen neden hiç konuşmuyorsun dedi.. belki de hiç hikayem olmadığını düşünüyordu.. konuşmak istemiyorum diyemedim..yine tebessüm ediyordum.. zaman geciyordu… es geçmeden beni her zaman ki gibi… elim kahve de ki kaşıkta , parmaklarım kaşığı bırakmamacasına kıvranıyordu… bi anda dökülüverdi ağzımdan kelimeler…cok acı çekmiş gibisin sen dedim.. korktu.. sanki bunu birisinin hissetmesi, onu çok güçsüz yapacaktı.. bunu göstermek istemiyor gibiydi..endişeliydi.. sonra sustum.. kalktık yürüdük.. yolun sonuna yaklaşmıştık ki, sadece hosçakal dedim.. aslında biliyordum .. cok acı çekmişti.. belkide bu yüzdendi, acıları birbirlerine benzeyen insanlar birbirlerini uzun yolda kaybetmezlerdi.. .. susarakta olsa, korkarakta olsa.. sırtında ki barcode izinden tanımıştım ben, kardeştik biz.

Başka bir zamandı.. her şey ilerliyor, zaman yine akıyordu..

Ağlıyordu…nasıl bu hale geldiğimizi soruyordu arka arkaya.. hayalleri yıkılmıştı.. sanki her şeyin suçlusu benmişim gibi bakıyordu yüzüme..üzgünlüğünün yanı sıra, suçlar bakışları içimi delip geçiyordu… halbuki aynı sorular benimde aklımdan bir bir geciveriyordu… nasıl gelmiştik bu hale diyordum ardı ardına..suçlayan bakışlarımla, sessizliğimle… takmıştım umursamaz en keskin maskemi… bakıyorduk birbirimize.. birbirimize en yakınken en uzaktık artık.. kalktım ordan.. çantamdan çıkarttığım bir kitapla salona geçtim.. okumam gerekiyordu birseyler.. uzaklaşmalıydım herşeyden.. sayfaları çeviriyordum ardı ardına.. ama hiç birşey okumadığımı biliyordumda.. zaman gecti….. hersey yabancılaşıyordu artık… en şiddetli kavgayı, en acı sonu ister olmuştum.. bunu yapsın ister olmuştum. Yapmıyordu.. suçlu ben olmalıydım yine.. ve ben başlatmalıydım kavgayı… ve ben başlattım kavgayı.. inceldiği yerden kopmalıydı artık… bu belirsizlik, bu sancılar devam ettikce hayat akamıyordu..sıkışmıştık kayaların arasına..doğru yoldan bir o kadar uzak.. eline gelen her şeyi fırlattı üstüme.. bana isabet etmeden gidiyordu duvara bir bir her biri… elimden engel olmak gelmiyordu.. vursun istiyordum… herşeyin başladığı o noktanın tamamen yok olması için.. vurmadı… sessizce alıp gittim eşyalarımı.. hersey orda yok olmuştu aslında.. sonra zamansız görüşmelerle, zamansız sancıları görüyordu ruhum. Bıçak gibi kesip atmalıydı..bıçak gibi kesip attık birbirimizi.. kabuk tuttukça kazıdım ellerimle kabukları bir bir.. yara iltihap olana kadar.. sonra inceldi kabuk.. sonra baktım izi kalmış derinden belli belirsiz…

İşte böyle zamanlarda geliyordu aklıma o söz hep: biz kimi unutmak için sevmemiştik ki…
İnsanları izlemek en güzeliydi.. hayatı, çabalarını, uğraşlarını..didinmelerinii.. belki de kendime gördüğüm hep aynı sonlar heyecanını yitirmişti.. kim bilir..
Üzülmüyordum.. çünkü ben böyle yaşamamıştım.. her son gibi , hayat önümden böyle akıyordu .. es geçmeden yine.. bende bırakmıştım o en sağlam bağladığım kazıkla beraber kendimi o sulara.. bi yere saplamaya gerek duymuyordum.. suların taşkınını seviyordu ruhum. Bağıra , çağıra…gözlerimde bir bilinmezlik.. en güvenilir olmayı dilerken.. ihanet edebilirdim belki de herkese.. umursamazca..

Ama yapamıyordum..
Olamıyordum o kendimi koyduğum yerde…
En çok kırmızı ruju seviyordum..kırmızı ojeyi… belkide umay'ın dizelerinde bağıra çağıra yazdığı o kırmızıydı beni kendine esir alan..

Yine bir zaman.. gelip koluma vuruyordu biri.. yeter artık bırakmalısın bu melankoliyi diyordu isyan eder gibi.. çok mu mutluydu? Yoksa herşey mi bu kadar sahteydi.. anlam veremiyordum bana isyan edişine.. dostum diyordum ama.. bi yandan da bukadar mı yabancıydık birbirimize.. nerde yollarımız ayrılacak diye merak ediyordum belki de.. bu merak beni kopartamıyordu onun yanından.. anlasında istemiyordum artık.. anlatacak birşey kalmamıştı... susmak dışında.. o da anlayanaydı ya…

İşte böyle başladı tüm hikaye…. Birbirinden kopmaya başladığı andı ruhlarımızın.. her biriyle..
Her insandan bir hikaye çıkardı sonunda.. hiç hikayen yok mu senin derdim bazen içimden birilerine..ama biliyordum ki, dokununca dökülüverecekti tüm hikaye.. ardı ardına..
Bazen işte, dokununca dahil oluyordun oyuna.. herşey bir seçimden ibaretti.. ve seçtiğimiz kaderin içinde kaybolacaktık..
Dokundum..
Anlaşıldım..
Anladım..
Hikayeler bitti..
Hersey dün denilen yerde.. herşey eskide şimdilerde...
Herşey geride..

ve artık dokunmaktan uzakta ellerim..çünkü herşey biter..çünkü herkes gider…

Şarkımızda hazır..mırıl mırıl….
Hic konuşmaz, bazen gülüp susar..yaprak titrer acıyla, düş yanar.. orada , o güzel uykuda hüzün büyür… büyünün sonsuzluğuna…. Kim , tutar ki elini bir daha? İçini kanatan bir rüya olur bu yara….. bir masalın sonunda, ölüme aşkını anlatan bir kadın olur bu defa……….

2 yorum:

  1. Son zamanlarda çokça sorguladığım ve acaba yalnız mıyım dediğim bu içerimdeki benler, melankolik, muzur, neşeli ve hüzünbaz... sanırım aşk ve dostluklar yani hayatın kendisi yrgun bu aralar.
    ellerine sağlık arkadaşım ..

    YanıtlaSil
  2. ve artık dokunmaktan uzakta ellerim.. cunku hersey biter..cunku herkes gider…

    nasılsa her beden mahkum yalnızlığa ... hersey biter herkes gider sonuç yalnızlık .. ne acı

    pel 13 ocak 10

    YanıtlaSil

Iclerinde magaralar..

 Birkaç kelime... Bir takım cümleler.. Burda dursun.. kalanları avanelerimin cebine koyacağım(!) Birgun lazım olursa diye. İnsanın en acılı ...