9 Eylül 2019 Pazartesi

kanata kanata...

Kanata kanata..

Böyle parcalaya parcalaya kelimeleri yazasım var.. anlamsızca.. şuursuzca…

Yazmak en güzeliydi. İnsan böyle hafifliyordu belkide.. kızgınlıgını, mutlulugunu.. bazen karsısındaki'nin yüzüne soyleyemediği o kelimeleri, gözlerine bakmaktan aciz o halini..en güzel yazarak anlatıyordu ..

Sadece ben değil.. artık herkes bunu yapıyordu.. tanıdıgım her yüz.. birbirimizin suratlarına bakmaktan, gozlerine bakarak konusmaktan bu noktada bizde o kadar acizdik ki.. yazıyorduk herseyi şuursuzca.. belkide anlatırız, belkide hissettiririz umuduyla…

Bende o oyuna dahil olmustum işte..yıllar öncesinde adımlarımı atarak.konusmaktan bir okadar cekingen,bir okadar ürkek, bir okadar korkak olarak.
Belkide kaybetmekten korkar olmustuk.. cekinir olmustuk, yanlıs ifadelerden.. yüreksiz olmuştuk, aldıgımız sert tepkilerden..

Bir okadar da sertleşmeye yüz tutmuştu ya her yanımız.. nasır gibi sertti artık bazı seyler hayatlarımızda.. gün gectikce en buyuk korkularımız bile hafiflemeye yüz tutmustu.. yine ben böyle yasamadım işte ama hayat önümden böyle aktı kelimeleri dökülüyordu beynimden..

Belkide ben herseyi bilerek, yasamıstım böyle..

Simdi ise aklımda kalan sıralı sıralı “keşke” lerle…

Zihin cok garip bir oyun oynuyordu cogu zaman bizlere.. su zamana kadar herseyin aklımda , zihnimde kalmasından, hic birseyi unutmayısımdan bir okadar rahatsızken..bir okadar mutsuzken..son zamanlarda isimleri bile karıstırmaya basladı beynim.. ya o kaybetti.. yada bambaska bir oyun daha oynuyordu bana.. zorlanıyordum hatırlamalara.. bunu beklerken, bunu isterken, simdilerde biraz daha monotonlaşmıstı sanki hersey.. belkide her hatırlanılan, benle beraber kalması ve orada durması gereken seylerdi..

İçki şişeleriyle uyusurken beden..biz coktan teslim olmustuk aslında.. beynimizdekilerden kacmaya.. tamamen uzakta durmaya.. ve bu son artık cogumuzu mutlu ediyordu.. rollerimiz boyleydi.. acılarımız benzer, yollarımız paraleldi coguyla..

Yine zamanlardan bir zamandı.. eski zamanlardı o en eski dostumla.. hala yanıbasımda olmasından gurur duydugum dostumla.. kaybettiklerimize yakınırken,halimize üzülürken, kendimizi beraber güclü kılmaya cabalarken dökülmüştü cümleler ağzından… “bizi zamanında babalarımız terk etti pelin, onların terk etmesine sasırmamalıyız” demişti.. yıllardır aklımda olan,kendimi avuttugum, kendimi bunla beraber birseylere inandırmaya calıstıgım bir söz olmustu işte bu.. hep beraberdik. Kendi yalnızlıklarımıza gömülü kafalarımız da ayrı bir sekilde duruyordu. Aynı acıları yasıyor, aynı sonlara yuruyorduk. Digerleri gibi, ikimizde birbirimizi belkide bu yuzden anlayabiliyorduk.. simdi nası birbirimize güc vermek icin ugrasıyorsak, bunların hepsi bu sonların benzerliğindendi..

“Terk edilmek” bu karıstırılmamalıydı.. bu sadece iki sevgilinin birbirini terk etmesi değildi.. herkes seni terk edebilirdi. En yakın dostun, ailen, hatta yeri geldiğinde kendin bile kendinden kacar, kendini bırakır olabiliyordun.. omur icinden insanlar geciyordu..yanıbasından, kalbinden, ruhundan.. ve bazen sadece bir durak oluyordun işte bu hayatın yolunda..

Bir söz geliyordu simdi yine kulaklarıma… “ne ile,kim ile didişiyorsan..o biraz sensin”
Bazen bir didişme , bir hırcın yaklasım karsısında düşünüyordum bunu. İnsanın kendisini suclaması, yanlıslarını kabul etmesi zor oluyordu. Beyin okadar garip calısıyordu ki her zaman, hep karsındakinde bir acık bulmanı saglıyordu.. mukemmel egolarımızla, kendi yanlıslarımızı, acizliklerimizi, hasta ruhlu o uçlarımızı tedavi etmekten okadar uzaktık ki, tum bu olanların suclusu, yıne baskalarıydı.. bizlerse o yanlısın yapıldıgı,o acınası insanlardık her seferinde… oyun tum hızıyla devam ediyordu.. ve bas kahraman olarak yerimizi coktan almıstık… hayat boyle akıyordu…

Bugun özür diliyorum.. o baska zamanlardaki tum insanlardan..tum kahramanlardan..
Yıllar öncesinde dinlemek, anlamaya calısmak yerine gitmesine izin verdiğim en özel dosttan… en son giderken bir kerede daha sımsıkı sarılamadıgım ve o en son yaptıgım telefon konusmasında seni cok seviyorum demediğim en güzel adamdan, ağbimden.. hatalarımı kabullenmek yerine, hep hatalar bulup üstüne yüklediğim adamdan, kırdıgım dostlarımdan, üzdüğüm insanlardan..

Hayat hep istediğimiz gibi olmuyordu.. bazen istemediğimiz bir oyun olsada, can havli ile oynuyorduk sahneleri bir bir.. bazen göremiyorduk cogu seyi.. hersey boyle baslıyordu.. ardı ardına.. ve okadar cok yanlısı vardı ki gecmişin.. o kadar cok keşkesi kalmıstıki gecmişin.. bugunlerimiz ağırdı.. bugunlerimiz yorgundu.. bu günlerimiz kasvetliydi.. bu günlerimiz gelecekten bi haberdi.. kanıyorduk kelimelerle.. kanıyorduk oldugumuz bu günlerle.. bir ümitle, bir gücle… kalan birkac kişi sarılıyorduk birbirimize.. ne olacaksa olsun diye bekliyorduk artık.. ayrılmamak ümidiyle…bigün o gün geldiğinde de beraber göçebilmek , umudu ile….

1 yorum:

  1. belki de olması gerekenler oluyor hep hayatlarımızda...belkide bu olanlar bizler için en iyileri..salla gitsin herkesi, giden gider..zaten gitmek istiyorsa tutulmaya değmez... dert etmemek lazım galiba bunları.. kendimizi beyaz ışıkla korumamız lazım.ben şimdi bunu öğrenmeye çalışıyorum. öğrendiğimde ki en yakın zamanda olcak bu sana da öğreticem..
    sago'yla bitiriyorum;
    "ben kimseyi kaybetmedim,herkes beni kaybetti"
    :)

    YanıtlaSil

Iclerinde magaralar..

 Birkaç kelime... Bir takım cümleler.. Burda dursun.. kalanları avanelerimin cebine koyacağım(!) Birgun lazım olursa diye. İnsanın en acılı ...